Fit for 55 Nedir? Amacı Nedir?

fit for 55 nedir

Toprak sınırlı bir kaynaktır. Toprak kullanımının büyüyen insan nüfusunu beslemek, biyolojik çeşitliliği korumak, emisyonları dengelemek için karbon depolamak ve iklimi dengelemek için dikkatli bir şekilde yönetilmesi gerekmektedir.

Önümüzdeki 30 yıl içinde birkaç milyar daha insanın artışıyla, bu gezegende yaşamı mümkün kılan habitatları ve biyoçeşitliliği korurken aynı anda gıda üretimini artırmanın yolları bulunmalıdır. Tarımsal üretim yöntemleri, diyetler, tüketim, biyoyakıt üretimi ve arazi kullanımı ile ilgili kararlar, diğer üretim veya kullanım türleri toprağın değişimini, dönüşmesini etkilemekte ve dolayısıyla da iklim değişikliği ve karbon tutumu konusunda önemli bir rol oynamaktadır.

Küresel sıcaklıklar artmaya devam ettikçe, bölgelerdeki tarımsal verimlilik de değişecektir. Bu nedenle, gıda üretimi, ekonomik kalkınma, göç ve iklim değişikliği derinden iç içe geçmiştir. Ancak uygun politikalar, toplulukların ve çevrenin rekabet eden ihtiyaç ve taleplerini dengelemeye yardımcı olabilir.

Fit for 55 Nedir? 

Fit for 55 politika paketi, AB ‘de toprak mevzuatının gözden geçirilmesi ve güncellenmesi ve yeni girişimlerin hayata geçirilmesi amacıyla bir dizi öneridir.

Fit for 55 paketi AB’nin 2030 yılına kadar net sera gazı emisyonlarını en az % 55 azaltma hedefini ifade etmektedir. Önerilen paket, AB mevzuatını 2030 hedefi ile uyumlu hale getirmeyi hedeflemektedir.

Fit for 55 de AB’nin iklim hedeflerine ulaşmak için tutarlı ve dengeli bir çerçeve sağlanması amaçlanmaktadır;

  • Sosyal açıdan adil bir geçiş sağlamak

  • AB endüstrisinin yenilikçiliğini ve rekabetçiliğini koruyarak güçlendirirken, üçüncü ülke ekonomik işletmecilerine karşı eşit bir oyun alanı sağlamak

  • AB’nin iklim değişikliğine karşı küresel mücadelede lider konumunu desteklemektir

Bu durumda Avrupa’nın Toprak Geleceği Nedir?

Toprak kullanımı, Avrupa Komisyonu’nun Fit for 55 planı önerisinde önemli bir rol oynamaktadır.

Avrupa’da tarım ürünleri ve odun sağlamak için kullanılan arazi, ayak izini azaltmak için yüksek bir potansiyele sahiptir. Ayak izini azaltmada iklimin kritik bir rolü vardır. Bugün Avrupa’nın tarımsal ayak izi; Avrupa’ya tarımsal üretim yapan 24 milyon hektar yabancı araziye yayılmış bulunmaktadır. Bu şekilde dış arazi kullanımının yılda 400 milyon ton CO2eq kaybına neden olduğu tahmin edilmektedir.

Ancak ürün verimini makul bir şekilde artırarak ve biyoyakıtları 2010 seviyelerine indirerek, Avrupa bu küresel arazi dış kaynak kullanımını ortadan kaldırabilme imkanına sahiptir. Ayrıca kendi ekili alanını 16,5 milyon hektar (ekilebilir arazinin ~%16’sı) azaltabilir. Süt ve et tüketimindeki ılımlı azalmalar ile bu azalmayı 30 milyon hektara çıkarabilir. Korunan arazi daha sonra Avrupa’da daha fazla karbon ve biyoçeşitliliği eski haline getirmek ve yurtdışındaki ormanları kurtarmak için çeşitli şekillerde kullanılabilir.

Ancak Princenton Üniversitesinden araştırmacı Oliver James’ in raporuna göre:

Ne yazık ki, mevcut Fit for 55’e uygun politika paketindeki arazi kullanım hükümleri, Avrupa’nın arazi ayak izini genişletecektir. Eğer yürürlüğe girerse, Avrupa, Avrupa’daki yaşam alanlarını ve karbonu eski haline getirme fırsatını boşa harcayacak ve Avrupa’nın tarımsal talebini daha da fazla “dış kaynak kullanarak” küresel ormansızlaşmaya katkısını artıracakr.

Avrupa Komisyonu’nun kendi modellemesine göre, Avrupa 2050 yılına kadar ekim alanlarının beşte birini biyoenerji için enerji bitkileri yetiştirmeye ayıracak ve enerji için yakılacak odun ithalatını dört kat artıracaktır. Modelleme ayrıca, Avrupa’nın biyolojik olarak çeşitli, yarı doğal otlaklarının yarısını kaybedebileceğini de öngörmektedir.

Oliver James’in raporuna göre bu sonuçları temel bir muhasebe hatasından çıkmaktadır, şöyle ki biyoyakıtlar için büyüyen ve yanan biyokütle “karbon nötr” olarak ele alınmıştır.

Çözüm olarak gıda üretmek veya karbon depolamak yerine Avrupa’da ekilen toprakların iklim de göz önüne alınarak enerji ürünleri için kullanılmalıdır.

Son olarak AB ‘de Fit for 55 için yapılan müzakereler Ukrayna gıda ihracatının kaybı nedeniyle bekleyen bir gıda kriziyle aynı zamana denk gelmiştir. ABD ve Avrupa’da tahıl bazlı etanolün yarı yarıya azaltılması, Ukrayna’nın tahıl ihracatının yerini tamamen alabilir. Ancak Avrupa’da biyoenerji için ekili alan kullanımında kabaca yedi kat artış öngörülse bile uzun vadede küresel gıda talebindeki büyümeyle gelecekte toprak savaşları mümkün görünmektedir.

Kaynak: European Council Council of the European Union

Yazar Hakkında

Didem Samurkaş

Bilgisayar Mühendisiyim, evliyim toplumsal hayatı niye böyle yaşıyoruz, birbirimizle olan ilişkilerimiz nasıl oluşuyor sorularıma yanıt bulmak amacıyla önce Sosyoloji yüksek lisansını tamamladım, şu an Sosyoloji doktora programına devam ediyorum. Tez çalışmalarımı gıda ve tarım üzerine yapıyorum.

LinkedIn'de Ziyaret Et
Instagram'da Ziyaret Et
Facebook'da Ziyaret Et