İklim Değişikliğinden Mağdur Aileler Avrupa Birliği’ne Dava Açtı

Yazan Ekolojist

Günümüzde etkisini ciddi anlamda fiilen gösteren iklim değişikliği 1988 yılında AB’nin gündeminde yerini almış, iklim değişikliklerine ilişkin ne gibi sonuçlar doğuracağı, nasıl önlemler alınabileceği konusunda çalışmalar başlatılmıştır. 1992 Yılında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi ile iklim değişikliğine ilişkin etki resmi anlamda değerlendirmeye alınmıştır.

İklim Değişikliği’nde İnsan Faktörünün Etkisi

Bugün ise insan faktörünün yaşam standartlarına etkisi neticesinde karbondioksit, diazotmonoksit gibi gazlarda artış meydana gelmiştir. Dolayısıyla iklim değişikliğinde insan faktörü etkin rol almıştır. Sera gazının da etkisi önemli düzeydedir. Doğal bir faaliyet olan sera gazının salınımı ise yeryüzüne düşen güneş ışınlarının reaksiyona uğrayarak atmosferden tekrar yeryüzüne ulaşmasıdır. Atmosferdeki gazların artışı bu yansımada yoğunlaşarak iklimi etkisi altına almaktadır. Kurak bölgelerde yağış artışları, buzul alanlarda buz erimeleri, canlılarda tür azalışları, doğal afetlerin artmasına, ekolojik dengenin bozulmasına sebep olmaktadır.

Mağdur Aileler Mahkemeye Başvurdu

Avrupa‘da tarımsal alanlarda ve turizm sektöründe mağdur olan aileler bu konuda savunmasız kaldığı için insan haklarıyla ilgili bir problem olduğu kanaatiyle mahkemeye başvurmuştur. Romanya, Kenya, Fransa, Almanya Portekiz, İsveç, İtalya, Fiji bu konuda acil yanıt bekleyen ülkeler arasında yer almaktadır.

Alınan önlemlerin,  yapılan çalışmaların neticesinde ülkeler uluslararası  platformda sera gazı azaltımı için 2030 yılına hedef koydu. Ancak buna rağmen mağdur aileleler ulaşılmak istenen hedefe ümitsiz bakmaktadır.

Sel, sera gazı salınımı,  fosil yakıt kullanımı, tarımsal faaliyetlere olumsuz etki yaratmış. Turizm de rağbet gören yerler, tarihler  sonrası için organize edilen faaliyetler aksamış, beklentiler düşük düzeye ulaşmıştır. Turizm sektörü gelirinde düşüş yaşanmıştır.

Toplumun sağlık problemleri, canlıların yok oluşu, doğadaki olumsuz değişimlerin önlenemez oluşu… Tüm bu yaşananlar geçmişten günümüze ulaşan ‘Küresel Isınma ‘ tabirini fiziksel olarak hisettirmiştir.

BM Konseyi, Avrupa Çevre Ajansı , Çevrecilik  Sözleşmesine binaen çevre kontrolü, canlıların korunması, insanları savunmasız halde bırakmadan doğayı ve gelecek nesilleri korumak amacıyla faaliyetlerini şekillendirmektedir.

Bugün bireyden topluma,  bu işe gönül vermiş sivil toplum örgütlerinden kurumlara, uluslararası kuruluşlara kadar herkesin atacağı her adım önemli ve acildir. Ekolojik, biyolojik değişim alışılagelen yaşam standartlarına ters düştüğü için bu sürece uyum sağlamak hepimiz için ciddi bir süreçtir.

Yazar Hakkında

Ekolojist

Ekolojist.net - Çevreci Haber Sitesi

Düşüncelerinizi Paylaşın